Evrenin, galaksilerin, gezegenlerin, canlıların, hatta tek bir hücrenin isimlerinin bile olmadığı bir zamanda, Allah atomlardan, moleküllerden, hücrelerden, canlılardan, gezegenlerden, yıldızlardan, galaksilerden oluşan kusursuz bir sistem yaratmıştır. İnsanların binlerce sene sonra keşfedebildikleri mikro dünyadan, ancak bilimin ilerlemesiyle fark edilen gök cisimlerine kadar herşey Allah'ın yarattığı sistemlerdir ve O'nun belirlediği kanunlara tabidirler. Ayetlerde şöyle bildirilmektedir.
Rabbimiz herşeyi hayranlık uyandırıcı bir düzen içinde var etmiştir. Evrendeki her cisim, yeryüzünde yaşayan milyarlarca canlı büyük bir ahenk içinde varlıklarını sürdürürler. Doğadaki düzen bozulmaz ve milyonlarca yıldır son derece istikrarlı bir şekilde devam eder. Yalnızca dünya üzerindeki yaşamı incelediğimizde bile hayranlık uyandırıcı pek çok detayla karşılaşırız. Etrafımız, farkında olduğumuz veya olmadığımız, sayısız yaratılış delili ile doludur. Eğer evrendeki düzen ve dolayısıyla dünya üzerindeki canlılık varlığını sürdürebiliyorsa, bu, üstün akıl sahibi olan Yaratıcı'nın 'herşeyi birbirine uygun olarak yaratması' ile mümkün olmaktadır.... Dini yalnız Kendisi'ne has kılarak O'na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz." (Araf Suresi, 29)Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyi bilendir. (En'am Suresi, 101)
Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatları üzerinde düşünmek, insanın bu yaratılış delillerini görebilmesine, Allah'ın sonsuz ilmi ile yarattığı ve emrine verdiği nimetleri takdir edebilmesine de yardımcı olur. İlerleyen sayfalarda insanların dünya hayatında her an karşı karşıya oldukları, ancak dikkatle düşünmedikleri takdirde günlük sıradan olaylar olarak değerlendirebilecekleri Allah'ın rahmetinin delillerinden örnekler vereceğiz. Bu delillerin her biri Allah'ın kullarına olan sonsuz sevgisini ve merhametini yansıtırlar."Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve Ay'ı bunlar içinde bir nur kılmış, Güneş'i de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır. Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi. Allah, yeri sizin için bir yaygı kıldı. Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip-dolaşırsınız, diye." (Nuh Suresi, 15-20)
İnsan bedeninin yaklaşık % 70'i sudan oluşur. Hücrelerinizin içinde başka herşeyden daha çok su vardır. Bedeninizin her tarafında dolaşan kanın yine çok büyük bölümü sudur. Sırf siz ve diğer insanlar değil, tüm canlıların bedenlerinin büyük bölümü sudan oluşur. Susuz bir hayatın var olabilmesi mümkün gözükmemektedir. Eğer evrenin kanunları sadece maddenin katı ve gaz haline izin vermiş olsa, hayat hiçbir zaman var olamayacaktır. Çünkü katı maddelerde atomlar birbirleri ile çok içiçe ve durgundurlar ve canlı organizmaların gerçekleştirmek zorunda oldukları dinamik moleküler işlemlere kesinlikle izin vermezler. Gazlarda ise atomlar hiçbir istikrar göstermeden serbestçe uçuşurlar ve böyle bir yapı içinde canlı organizmaların karmaşık mekanizmalarının işlemesi mümkün değildir. Kısacası, hayat için gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi için, sıvı bir ortamın varlığı zorunludur. Sıvıların en ideali -daha doğrusu tek ideal olanı- ise sudur. Evrenin şartlarını da, bunlara uygun olarak insanın bedenini de yaratan Allah'tır. Bunların hepsi Allah'ın Kuran'da bildirdiği ifade ile "Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı" (Neml Suresi, 88) ve kullarına olan lütfudur.
Allah insanı mükemmel bir bedene sahip olarak yaratmış, türlü türlü nimetlerin bulunduğu dünyaya yerleştirmiştir. Her insan kendisini yaratmış olan Allah'a karşı, O'nun hoşnut olacağı davranışlarda bulunmakla sorumludur. |
O, kime dilerse rahmetini tahsis eder, Allah büyük 'lutuf ve ihsan (fazl)' sahibidir. (Al-i İmran Suresi, 74) |
İnsanın bedenindeki tüm sistemleri, her hücresine varıncaya dek suyla hayat bulacak şekilde yaratan Allah, dış alemde de bunun için su kaynaklarını, nehirleri yaratmakta, bulutları sürükleyip yağmur yağdırmakta ve böylece insanlara bu rahmetini bolca vermektedir. Allah herşeyi birbiriyle o kadar bağlantılı ve uyumlu yaratmıştır ki, vicdan sahibi her insan bunlardan birini yaratanın diğer herşeyi de yaratmış olduğunu, yani Allah'ın bir ve tek İlah olduğunu açıkça görebilir. Ve bunun devamında da Allah'ın tüm bunları kullarına nimet olması için sevgiyle, rahmetle yarattığını ve O'nun çok lütufkar olduğunu anlayabilir.Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 10-11)
Çoğu insan, şimdiye kadar ne kadar renkli bir dünyada yaşadığını, nasıl olup da çevresinde böyle bir renk çeşitliliğinin olduğunu hiç düşünmemiş olabilir. Renklerin olmadığı bir dünyanın nasıl olabileceği de hiç aklına gelmemiş olabilir. Çünkü -gözleri gören- herkes dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren renkli bir dünyayla karşılaşır. Oysa kapkaranlık, renksiz bir yeryüzü modeli imkansız değildir, aksine asıl şaşırtıcı olan şu anda ışıl ışıl ve rengarenk bir dünyada yaşıyor olmamızdır. Renksiz bir dünya denildiğinde akla siyahın, beyazın ve grinin tonlarının olduğu bir yer gelebilir. Oysa siyah, beyaz ve gri de birer renktirler. Bu yüzden insanın renksizliği hayal etmesi çok zordur. Renksizliği tarif ederken de mutlaka bir renk kullanmak zorunluluğu hissedilir. "Herşey renksiz, kapkaraydı; yüzünde renk kalmamıştı, bembeyaz olmuştu" gibi cümlelerle renksizlik ifade edilmeye çalışılır. Oysa bunlar renksizliğin değil siyah-beyaz bir dünyanın tarifidir. Bir saniye için etrafınızdaki herşeyin renklerinin bir anda yok olduğunu düşünün. Böyle bir durumda herşey birbirine karışacak, cisimleri birbirinden ayırmak imkansızlaşacaktır. Örneğin kahverengi ahşap bir masanın üzerinde duran bir portakalı, çilekleri ya da rengarenk çiçekleri görmek imkansızlaşacaktır; çünkü ne portakal turuncu olacaktır, ne masa kahverengi, ne de çilekler kırmızı�Tarifi bile son derece zor olan bu renksiz dünyada kısa bir süre bile olsa yaşamak insana büyük bir sıkıntı verecektir. İşte tüm bu örnekler dahi renklerin Rabbimiz'in çok büyük bir nimeti, insanlara huzur ve neşe veren eşsiz lütfu olduğunu anlamak için yeterlidir. Rabbimiz tüm kainati eşsiz güzelliklerle süslemiştir. Çünkü Allah'ın 'Sani' sıfatı, yarattığı herşeye son derece estetik bir görünüm, kusursuzluk, ince ve benzersiz bir sanat, uyum ve güzellik olarak yansır. Örneğin insan bedenini inceleyecek olursak kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yaratıldığını görürüz.
Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi? (Vakıa Suresi, 68-70) |
Kuşkusuz bu renkler, tonlar, desenler apaçık bir sanatın göstergesidirler. İnsan, dünya üzerinde gözünü çevirdiği her yerde bu sanatın örnekleriyle karşılaşacaktır. Tüm bunlar çok üstün bir Sanatçının sonsuz sanatının örneklerindendir. Bu Sanatçı sonsuz iyilik ve güzelliğin sahibi olan Allah'tır. Rabbimiz tüm bunları, insanlara nimet olarak ve özellikle onların en beğenecekleri, zevk alacakları şekilde yaratmıştır.
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Diriltir ve öldürür. O, herşeye güç yetirendir. (Hadid Suresi, 2) |
Dünya üzerinde her milimetrekarede, insanın gördüğü veya göremediği bir yaşam hüküm sürmektedir. Tek hücreli organizmalardan bitkilere, böceklerden deniz hayvanlarına, kuşlardan sürüngenlere kadar tüm canlılar dünya üzerine yayılmışlardır. Toprağı biraz incelediğinizde, içinde birbirinden tamamen farklı özelliklere sahip çeşit çeşit canlılar olduğunu görürsünüz. Aynı şey soluduğunuz hava için de geçerlidir. Hatta derinizin üzerinde belki de ismini hiç duymadığınız canlılar yaşam sürmektedirler. Tüm canlıların bağırsaklarında sindirim yapmalarını sağlayan milyonlarca bakteri veya tek hücreli canlı yaşamaktadır. Aynı şekilde dünyadaki hayvan nüfusu, insan nüfusunun kat kat üzerindedir. Bir de bunlara bitki dünyasını eklersek; anlarız ki dünya üzerinde hayat olmayan boş bir alan yok gibidir. Milyonlarca kilometrekarelik geniş bir alanı kaplayan bu canlıların her birinin kendilerine ait vücut sistemleri, yaşantıları ve sayısız özellikleri vardır. En önemlisi de bu canlıların hepsinin bir amaca yönelik olarak yaratılmış olmalarıdır. Her birinin tek tek yeryüzündeki dengeye çok önemli katkıları vardır. Bu canlıların katkısıyla kurulan dengenin hedefi ise yine insandır. Rabbimiz insanın rahat ve konforlu yaşaması için sayısız canlıyı kendilerine has görevlerle ve gerekli sayıda yaratmıştır. Bizler her nereye baksak, neyi araştırsak Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatının tecellileriyle karşılaşırız. Rabbimiz dünyayı çok çeşitli, rengarenk ve olağanüstü özelliklerle bezenmiş varlıklarla doldurarak insanların hem estetik anlayışlarına ve zevklerine hitap etmiş hem de onlara sayısız faydalar sağlayarak Rahman ve Rahim sıfatlarını göstermiştir.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Hadid Suresi, 1) |
Doğada var olan her canlının sahip olduğu renklerin, desenlerin, beneklerin hatta çizgilerin bile bir anlamı vardır. Kimi zaman kendi aralarında bir iletişim aracı, kimi zamansa düşmanlara karşı bir uyarı olarak kullanılan renkler, canlılar için hayati önem taşımaktadır. Öyle ki o canlının sahip olduğu rengin tonunun açık ya da koyu olması veya çizgilerinin yönü dahi özel olarak belirlenmiştir. Dikkatli bakan bir göz yalnızca canlıların değil, doğadaki herşeyin tam olması gerektiği gibi, yerli yerinde olduğunu hemen görecektir. Üstelik herşeyin insanın hizmetine verilmiş olduğunu, gökyüzünün masmavi ferahlatıcı renginin, çiçeklerin rengarenk görünümlerinin, yemyeşil ağaçların, otlakların, geceleyin zifiri karanlık içinde Dünya'yı aydınlatan Ay'ın, yıldızların ve daha saymakla bitirilemeyecek kadar çok güzelliğin Allah'ın rahmetinin eserlerinden olduğunu anlayacaktır. Allah tüm evreni, onun içindeki tüm canlıları eksiksiz olarak yaratarak yalnız insana değil tüm canlılara rahmet etmiştir. Bir ayetinde Allah "rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır" (Araf Suresi, 156) buyurarak bu gerçeği insanlara bildirmiştir. Herşeyi kontrolü altında tutan üstün güç sahibi Allah'ın şanı çok Yücedir. Allah'ın kullarına olan sonsuz merhametini ve lütfunu gören insana düşen en önemli görev, kendisi Allah'tan razı olduğu gibi onun da Allah'ı razı etmek için çaba sarf etmesi ve O'nun nimetlerine layık olmaya çalışmasıdır.
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur
(Hadid Suresi, 20)
0 yorum:
Yorum Gönder